01-09-2026
OPEKEPE davasında 22 sanık için mahkumiyet talebi
Yunanistan’da tarım desteklemelerinden haksız yararlanmak amacıyla arazilerin usulsüz şekilde beyan edildiği iddiasıyla görülen davada Avrupa Savcısı Dionisis Muzakis, 22 sanığın tamamının mahkum edilmesini talep etti.

Tarımsal desteklerden haksız şekilde yararlanmak amacıyla arazilerin usulsüz olarak beyan edildiği iddiasıyla açılan davada, 22 sanığın tamamı hakkında mahkumiyet talep edildi.
Avrupa Savcısı Dionisis Muzakis, mahkemede yaptığı mütalaada sanıkların hibe dolandırıcılığı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçlarını işlediklerinin ortaya çıktığını savundu.
Sanıkların büyük bölümünün Girit kökenli olduğu belirtilirken, farklı bölgelerde bulunan arazilerin, desteklerden yararlanabilmek için gerekli şartlar karşılanıyormuş gibi gösterildiği ve hak edilmeyen tarımsal desteklerin alındığı iddia ediliyor.
Muzakis, OPEKEPE’deki sistemin temel sorunlarından birinin, hayvanların otlatılması için yeterli arazi bulunmadığında başka bölgelerdeki arazilerin kullanılmasına imkan veren “teknik çözüm” uygulaması olduğunu söyledi.
Savcıya göre, bu uygulamanın ardından küçükbaş hayvan sayısında önemli artış yaşandı ve daha fazla otlak alanına ihtiyaç duyuldu. Bu alanların ise çoğu zaman sahte kira sözleşmeleriyle kiralanmış gibi gösterildiği öne sürüldü.
“ARAZİLER GİRİT DIŞINDAYDI”
Şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın ardından davanın açıldığını belirten Muzakis, dosyadaki olayların ortak özellikler taşıdığına dikkat çekti.
Savcı, sanıkların çoğunlukla ilk kez arazi beyanında bulunan üreticiler olduğunu ve beyan edilen arazilerin genellikle Girit dışında bulunduğunu söyledi.
Muzakis ayrıca, kiralandığı belirtilen arazilerin sözde sahipleri tarafından da aynı yıl ilk kez mal varlığı beyanlarında gösterildiğini ifade etti.
İlk 16 sanıkla ilgili değerlendirmesinde Muzakis, beyan edilen arazilerin gerçekte bu kişilerin mülkiyetinde olmadığını ve bu nedenle OPEKEPE’ye gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını savundu.
Savcıya göre, söz konusu arazilerin kira sözleşmelerinde adı geçen kişilere ait olduğu da kanıtlanamadı. Arazilerin bir bölümünün kamuya veya üçüncü kişilere ait olduğu öne sürüldü.
Sanıkların destek almaya hak kazanabilmeleri için gerekli tarımsal faaliyetleri gerçekleştirdiklerine ilişkin de yeterli kanıt bulunmadığını belirten Muzakis, arazilerin sanıkların ikamet ettikleri yerlere oldukça uzak olduğunu söyledi.
Savcı, hayvanların söz konusu bölgelere götürüldüğünün ya da gerekli tarımsal faaliyetlerin gerçekleştirildiğinin de ortaya konulamadığını belirterek, 22 sanığın tamamının mahkum edilmesi yönündeki talebini mahkemeye sundu.
SANIKLAR NE SAVUNDU?
Duruşmada savunma yapan Resmo’nun (Rethimno) Milopotamos bölgesinden bir sanık ise hayvancılık işletmesini tarımsal desteklerden yararlanabilmek amacıyla genişlettiğini söyledi.
Sanık, 2019 yılından itibaren hayvan sayısının yanı sıra arazi beyanının da zorunlu hale geldiğini belirtti. Kendisine ait bin dönümden fazla arazi bulunduğunu ancak bu alanların Natura koruma statüsünde olması nedeniyle kiralayacak başka araziler aramak zorunda kaldığını ifade etti.
Girit’te uygun arazi bulamadığını söyleyen sanık, Google üzerinden yaptığı aramalar sonucunda Kilimli (Kalimnos) Adası’nda beyan edilmemiş araziler bulduğunu ve bunları kendi beyanına dahil ettiğini anlattı.
Sanık, “Yalan söyledim, bütün sorumluluğu üstleniyorum. Birini dolandırmaya çalışmadım.” diyerek savunma yaptı.
Önceki sistemin uygulanmaya devam etmesi halinde arazi beyanında bulunmasına gerek kalmayacağını savunan sanık, söz konusu desteklerden yaklaşık 60 bin ila 65 bin euro aldığını ve halen destek ödemelerinden yararlanmaya devam ettiğini söyledi.
Davada savunma yapan Resmo’dan başka bir hayvan yetiştiricisi de hayvanlarını mevsim koşullarına göre farklı bölgelere götürebilmek için otlak alanları kiraladığını belirtti.
1994 yılından bu yana tarımsal destek aldığını belirten sanık, davaya konu arazileri sözleşme imzaladığı bir kişiden kiraladığını ve kira bedellerini düzenli olarak ödediğini ifade etti.
Arazilerin gerçekten kiraya veren kişiye ait olup olmadığını neden kontrol etmediği sorusuna ise sanık, “Beni daha önce hiç kimse uyarmadı.” yanıtını verdi.
“Belgeleri imzaladık ve kendisine kirayı düzenli olarak ödedim.” diyen sanık, hayvanlarını yaz aylarında daha yüksek ve serin dağlık bölgelere, kış aylarında ise daha sıcak bölgelere götürdüğünü söyledi.